
Adım adım ilimiz kasaba ve köylerini geziyorum. Burada son dönemlerde yapılan çalışmalara da göz atmadan geçemiyorum ve değerlendiriyorum. Birçok köyümüz hizmette kasabaları geçmiş, birçok kasabamızda hala hizmetten yoksun köy misali.
Son dönemlerde hükümetin köydes projeleri ile köyler şehir konumunu gelirken, bazı kasabaların köy durumuna dönüştüğü bir gerçektir. Elli yıldır kasaba olan yerlerde bir arpa boyu ilerleme kaydedilmezken küçücük köyler şehre dönüşmüş.
Ben burada bu kasabaları yazmak istemiyorum çünkü gelirleri sınırlı ve çaresizler, ama
Bekârlar kasabasına nüfusu düşmesine rağmen, en ücra sokaklarına kadar ayağınız çamura değmeden gezebilirsiniz. Bekârlara girdiğinizde bir kasabaya girdiğinizi göreceksiniz. Bu kasabaya öyle çuvalla para falanda gelmiyor. Ama akıllı bir başkanları var, İstanbul’da bulunan hemşerilerinin yardımlarını kasabaya aktarıyor ve onlarda Başkana güveniyor. Dolayısı ile kasabayı pırıl pırıl yapmışlar.
Şaban Yüksel Başkan ayrıca kendisine kardeş seçtiği belediyelerden bağış ve çok cüzi miktarlara aldığı araçlarla kasabayı araç şantiyesine çevirmiş. Yani iş bilenin kılıç kuşananın.
Bu söze kim itiraz edebilir. Sayın Başbakan bu kasabaların sayısını düşürmek için boşuna uğraşmıyor. Devlete yük olmaktan başka bir geliri ve hizmeti yoktur. Kasabamısın kasaba, eğer kasabanıza ek ilave bir gelir kaynağınız yoksa boşa kasabasınız. Zaten iş bilen başkanlar Kasabalarına hizmete devam ediyor. Onlarda halkla beraber olmuşlar vesselam.
226 defa okundu




